Bukalemunlar nam-ı-diğer Kameleonlar

Havalar ısındı, seçimler yakın. Kriz bazılarımızı teğet geçti, bazılarımızı da bayağı sarsıp geçmekte. Bir şeyler düzelecek mi? Düzelecekse ne

zaman? Hangilerimiz için? derken şimdi nereden çıktı bu yaratıklar diyeceksiniz. Ha en azından yaratık olduğunu bilenler var. Bana hep bukalemun

sözcüğü çok ilginç gelmiştir. Son günlerde de “bukalemun etkisi” diye sosyopsikolojik alanda ve bir bakıma politik analizde de kullanılan bir terim var.

Ben biraz buna taktım ama eski akademik araştırma çevikliğimi sosyal işlerle uğraştığımdan beri biraz yitirdiğimden henüz konuyu erinleştiremedim.

önce bukalemunları bir tarif edelim. Bunlar bir çesit kertenkele türü. Bize Arapça’dan bukalemun diye yerleşen kelimenin özü Latince’den gelmiştir

ve birçok Batı dilinde kamaleon diye geçer. Latince anlamı yere yakın aslan demekmiş. Bu hayvanların en büyük özellikleri renk değiştirme zellikleridir.

Derilerinin rengini sarı, yeşil, kırmızı, hatta siyahın değişik tonlarına çevirebilme özellikleri vardır. Hatta derilerinde çizgi ve benek gibi dönüşüklükler bile yapabilirler. Zaten o yüzdendir ki Türkçe de bukalemun iması yanar döner demek için yapılır. Ani, bir tür kılıktan kılığa giren kişilere denir.

Esasında bir bukalemunla karşı karşıya olmak ne kadar rahatsız edici olsa bile O’nun bu kılıktan kılığa girme yeteneği kendisi için çok pratik olsa gerek.

Duruma ve ortama uygun olmak. Buna iyi niyetle her ortama uymak ya da biraz çıkarcı bir tarafı irdeleyerek her sakala bir tarak vurmak da diyebiliriz.

Ben esasen bu bukalemunlarin renk değiştirme yeteneğinden çok bir başka özelliklerini de kesfettim. Boyları ortalama 30 cm olmasına karşın dilleri

boylarının 1-1,5 katına çıkabiliyormuş. Bir de gözü kaşı oynuyor denir ya, bunların ki muhteşem. Gözler birbirinden bağımsız hareket ediyor ve biri aşağı bakarken diğeri yukarı bakabiliyor.

Bu kadar özellik varken, insan bu yaratıkların atik de olacagini düşünüyor. Ama öyle değil sürüngenliğin verdiği bir özellikten olsa gerek, çok yavaş hareket ediyorlar.

Simdi lafı nereye bağlayacak diye merak ediyorsunuz. Eee önümüzde Belçika’nın en büyük geleneklerinden biri var, seçimler. Bu seneki seçimler

bölge ve Avrupa seçimleri. Bölge seçimleri önemli ama Avrupa seçimleri bir kat daha. Her ne kadar vatandaşa daha uzak gibi gelse de, yetkileri nihayet biraz artırılmış Avrupa Parlementosu’nda oluşacak gruplar izleyecekleri politikalarda ağırlıklarını ona göre koyacaklardır. Avrupa Birliği’nde alınan kararlarda bütün ülkeleri bağlıyor. Sosyalistler ve Yeşiller bu sefer ipi daha iyi göğüsleme çabasındalar. Bakalim hep birlikte bekleyip göreceğiz. İçimizden hangi bukalemunları seçecegiz. Hadi biraz empati yapalım, canım.

06/06/2009, Leyla Ertorun, Binfikir Gazetesi Haziran2009 sayısı köşe yazısı