‘Makul düzenlemeler’

Geçtiğimiz günlerde Belçika Atatürkçü Düşünce Derneği, Türkiye ve Belçika’daki laiklik anlayışını ve bunun getirdiği düzenlemeleri tartışmak üzere bir konferans düzenledi. Iki nezih konuşmacı, Anayasa hukuku profosörü, eski Dışişleri Bakanı Mümtaz Soysal ve Belçika Laik Eylem Merkezi Başkanı, eski Senatör Pierre Galand, her biri kendi ülkelerine has özelliklerden, din ve laiklik ayrışımından bahsettiler. Türkiye’deki laiklik Fransa modelinde olduğu gibi Cumhuriyet’in temelinde var ve Anayasa’da yazılı. Belçika’daki sistem Parlamenter Monarşi ve bağımsızlık esasına dayalı. Laiklik, dinin eğitim ve kamu alanını ” işgal etmesine ” tepkiden gelişiyor ve kurumsallaşıyor. Ve nihayet laiklik devletin temel ilkeleri arasında olmasa bile Anayasa’ya yansıyor. Başörtüsü meselesi de konuşuldu. Pierre Galand, başörtüsünün kadına baskı olarak dayatılmasına karşı oldukları kadar, kişisel özgürlüklere verdikleri önem açısından karşı olamadıklarını anlatmaya çalıştı. Ancak bunun esasında son 5 yıldır sorun olarak yaşandığını belirtti: ” çünkü bu olay başörtüsünü aşıp basşka yerlere çekilmeye başlandı. Son yıllarda eğitimcilerin bize ulaştırdığı şikayetler arttı. Başörtüsünden yana olan öğrencilerin beden eğitimine ve yüzmeye katılmak istemedikleri gibi biyoloji derslerini de boykot ettiklerini, Evrim Teorisi’ni reddetmeye kadar varan bu tepkilerin sağlıksız olduğunu aktardılar. ” Galand, dinlerin dogmatik olduğunu oysa eğitimin sorgulayıcı olması gerektiğini vurguladı.

Son günlerde, Flaman Bölgesi’nde okulda başörtüsü yasağı karara bağlandığından beri Brüksel’de de konu çok tartışılıyor. Hatta konuyu yabancıların uyumuna bağlayarak belli bir relativizm tavrına dayalı olarak başörtüsü takma özgürlüğüne arka çıkanlar bile çark etmekteler. Belçika’da artık bu konuya açıklık getirmenin zamanı gelmiştir. Konu sadece yasaların koyduğu yasaklarla halledilemez, politik sorumluluk taşıyanların da oy kaygılarını bir tarafa bırakıp açık yüreklilikle ellerini taşın altına koyma zamanı gelmiştir.

Bir süredir, yabancıların uyumu ile Kanada örneğinden yola çıkılarak çok tartışılan konulardan biri de ” accommodements raisonnables “. Türkçe’ye ” makul düzenlemeler ” olarak tercüme edeceğimiz bu girişim aslında hukuksal alandan geliyor ve bir bakıma eşitlik esasına dayanıyor. Yani eşitlik hakkı ve ayrımcılığa karşı koruma diyebiliriz. örneklendirmek gerekirse farklılığın (dil, din, yaş, cinsiyet, engel, vb..) ayrımcılık nedenini engelleyerek eşitlik hakkını korumaya çalışmak. Ancak bunun sınırlarını iyi koymak gerekiyor diyenler de var; ikiyüzlülük ve paternalizmden dem vuranlar, burası Kanada değil diyenler de. Bu konuyu 2010’da da çok konuşacak gibiyiz.

24/12/2009, Leyla Ertorun
Binfikir gazetesi Aralık 2009 sayısında yayınlanmıştır