Gündemimiz: Yeni Hükümet ve Yeni Egitim Yılı

Belçika gündemimizin en önemli başlığı kuşkusuz kurulamayan hükümet gibi görünse de aslında kurulamama nedeni ” kurumsal reform “. Bu, bölgelere verilen özerkliklerin boyutlarını ve hatta bölge sınırlarının değişmesini kapsıyor. Nihayet anlaşma sağlandı ve uzlaşmanın detayları kamuoyuyla paylaşıldı. şimdi hükümeti kurma zamanı.

Bu arada, okullar açıldı. Bazı veliler için sancılı yeni bir öğretim dönemi başladı. Sancılı diyorum çünkü bir taraftan herkes çocuğu için iyi bir eğitim ortamı arıyor diğer yandan bazı bölgelerde okulların eğitim seviyesi çok içaçıcı değil. Bu, büyük şehirlerde kendini daha çok hissettiriyor. özellikle Brüksel’de herkes ” çöplük ” diye adlandırılan bazı okullardan kaçmaya çalışırken, bu olasılık bile bulunmaz oldu. ” çöplük okul ” diye adlandırılan okullar, durumu kötü olanların, okuldan atılanların, kayıt olmakta gecikmiş olanların sayılarının daha çok olduğu okullar olduğundan mecbur olmadıkça pek kimsenin tercih etmediği okullardır. Ancak Brüksel’de genç nüfusun yükselmesi ile okul açığı ortaya çıktı. Hatta önümüzdeki 20 yıl içinde 35 yeni okula ihtiyaç olduğu yazılıp çiziliyor. Bir taraftan okullarda yer bulunmadığı için, diğer taraftan yabancı asıllı çocukların bazılarının tatile erken gitmesi ya da geç gelmesinden doğan sorunlar nedeniyle açıkta kalması, seçenekleri ortadan kaldırıyor. Nerede yer bulursanız oraya yazdırmak durumundakalıyorsunuz. Belçika’da son yıllarda eğitimin seviyesinin düşmesi ile ilgili bir sürü kaygılar var. Bir takım yenilikler getiriliyor ama bunlar derin yapısal değişiklikler olmadığı için pek çare oluyor gibi değil. Diğer endişe verici durum, öğrencilerin eğitimleri boyunca kaybettiği yıllar. örneğin diğer Avrupa ülkelerine göre bu oran oldukça yüksek ve hatta Frankofon tarafta bu oran Flaman bölgesinden daha yüksek. Peki bu kaybedilen yıllar öğrencilerin öğrendiklerini pekiştirmesini sağlıyor mu, sonuçlara bakılırsa hayır. Avrupa karşılaştırmalarında son yıllarda en çok Finlandiya örneğinden bahsediliyor. öğrencileri ” yormadan ” iyi bir eğitim seviyesi yakalıyorlar. Anaokula 6, ilkokula 7 yaşında başlanıyor. 7 yaşında öğrenilenlerin daha kalıcı olduğu belirlenmiş. İlk ve orta eğitimi kapsayan temel eğitimde kimse sınıfta kalmıyor. Okuldaki sorunlar büyük ölçüde okulda telafi ediliyor. Bu eğitim sürecinde sadece bir engeli olan çocuklar duruma göre bir yıl daha fazla okuyorlar. Daha sonra meslek seçimlerine göre öğrenciler diğer öğretim kurumlarına devam ediyorlar. Bir de bu temel eğitim döneminde ders süresi daha kısa, Belçika’daki gibi bütün gün sürmüyor. Aslında Finlandiya eğitim sisteminin bu kadar sağlam gitmesinin nedeninin öğretmenlerin eğitimi olduğunu öğreniyouz. Hatta su anda Finlandiya’da en gözde mesleğin öğretmenlik olduğunu öğreniyoruz. Belçika’da da öğretmenlerin eğitim sürecinin acilen değişmesi ve Brüksel gibi bölgeleri ” apertheid ” durumundan kurtarmamız gerekiyor.

06/12/2011, Leyla Ertorun, Binfikir Gazetesi Ekim 2011 sayısı köşe yazısı