Louise’in suçu ne?

9 Yaşında bir ilkokul öğrencisi başında bit bulunduğu için diğer arkadaşları tarafından alay konusu olur. Bir sene boyunca kızın saçı, biti, cadılığı üzerinden sosyal medyada taciz edilir. Eskiden bu tür atışmalar, hakaretler çocuklar dağıldığında biterdi ya da yeni bir “eğlence” çıkıncaya kadar bir kaç gün sürerdi. Ancak şimdi internet ve bir çok iletişim siteleri var. Bu kızın yaşadığı türden sataşmalar öğrenciler eve dönerken yolda ya da evlerinden de devam ediyor çünkü elimizde de evimizde de teknolojinin araçları var.

Yine, ilkokul öğrencisi bir kız bikinişinin üstüyle fotoğrafını çekip facebookta kuzeniyle paylaşıyor. Kuzenin de bunu kendi sayfasında paylaşmasıyla olan oluyor. Ergenlik çağına giren bu ilkokul son sınıf öğrencisinin, masum paylaşımı bazıları tarafından övgü dolu sözlerle yorumlanırken, bazıları eleştirisel ve hakaret edici oluyor. Bu çocuk-ergen, ilk başta işin boyutunu ölçemiyor. özellikle bu resminin okulda herkes tarafından görülmüş olması, hakaretten, tacize bir çok baskıya maruz kalmasına sebep oluyor.

İyi ki, bu kızların ikisi de durum çekilmez olunca ya kendileri ailelerine söylüyor ya da aile durumu farketince hemen el atıyor ve çocuklarını bu psikolojik baskıdan kurtarmaya çalışıyorlar. Burada okulun ve öğretmenlerin de tutumu çok önemli.

Bir kaç gün önce, Namur’de 16 yasında bir genç kız, Louise, canına kıydı. Sebep okulun iyi gitmemesi ve sosyal medya da maruz kaldığı baskı ve tacizlerdi. “Ne çirkinsin, git kendini aş diyorlardı”. Aşk.fm diye bir siteye giriyordu Louise bir çok gencin yaptığı gibi. Bu sitede diğer üyelere soru sorabiliyorsunuz ister açık kimliğinizle ister anonim, kimliğinizi gizleyerek. Maalesef bu sitelerde zavallı “büyük kahramanlar” anonim olarak diğerlerine sataşmayı tercih ediyorlar.

Bir uzman diyor ki “çocuklar, gençler çok acımasız olabiliyorlar. Ancak bununla kendileri karşı karşıya geldiklerinde göğüs gerecek olgunluk ve donanımda olmadıkları için bazıları çok etkileniyor”.

Bir çok okul ve aile birlikleri internetin tehlikesine dikkat çeken toplantılar düzenliyor. Uzmanlar bilgisayarlara filtreler koymanızı öneriyorlar ve belli bir yasa kadar, en azından ilkokulda çocuklarınız varsa bilgisayarı salona koyun diyorlar. Ancak herkes artık interneti telefonundan takip ettiği için bunun kontrolü zorlaşıyor. O yüzden çocuklarınızı hem bu aletlerin kullanımı ile ilgili eğitecek, hem de kendine ve diğerlerine saygı duymayı öğreteceksiniz. Sonuçta her şey eğitimden geçiyor.

Yasaklamayla önlem alınmadığını biliyoruz. üstelik teknolojinin bu nimetleri, iyi kullanıldığında öğrenmeye, öğretmeye yardımcı oluyor. İrtibat kurmak kolaylaşıyor, sınırlar her türlü anlamda azalıyor. İnterneti ve sosyal medyayı bağımlılık yaratmadan, hayatımızda ki diğer uğraşlarımıza yer bulacak şekilde kullanırsak bir sıkıntı olmaz.

18/09/2014, Leyla Ertorun