ayseguldiril

Sonunda SazzNjazz Yeni Yerinde!

Belki Belçika’da doğdunuz, belki de burada doğmadınız. Ama burada yaşıyorsunuz. Düşünün, etrafınız da hiç aradığınız lezzetler, alıştığınız lezzetler olmasaydı nasıl geçerdi bu hayat. Hep bir eksik hissederdiniz. İnsan alışkanlıklarının bir kısmını da genleri ile kazanıyor sanırım.

Mesela, alıştığınız yemekleri bulamazsanız, buradaki yemekler çok güzel ama o alıştığınız lezzet, koku ya olmasa? Tabi ki de açlıktan ölmezsiniz ama hep bir şey eksik kalır. Ya da ülkenizi kurtaracak konuşmaları yapacağınız insanlar olmazsa yanınızda? Tabi ki de konuşursunuz herkes ile ama yine bir şeyler eksik kalır. Ya sanat? Sanat evrenseldir; fakat her yörenin farklı sanat anlayışı da vardır. O sizin entellektüel açlığınızı doyurur. Sanatın her türlü önemlidir ama bazen insan genlerinin çektiği sanata dokunmak, duymak, dinlemek ister. İşte bu yüzden, etrafınızda olup bitenleri önemsediğiniz / benimsediğiniz gibi içinizden gelen açlığı da doyurmanız gerekir. Zaten, bunu hissetseniz de, hissetmeseniz de yaparsınız, ve yapacaksınız.

Atatürk’ün de dediği gibi: “Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
“Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki, o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.” Sanatı anlayabilmek, anlatabilmek için müthiş bir emek gerekir. Sadece bir heykele, resme bakarak sanatı anlamak gerçekten zordur. Bakmak, incelemek, sorgulamak, okumak gerekir ve bu süreç insanoğlu yaşadığı sürece devam edecek bir süreçtir.

Bu ayki yazımda, özellikle Brüksel’de yaşayan insanlara sanatın tüm renklerini sunmaya çalışan bir yerden bahsedeceğim. Çok yakın zamanda kadar , doğduğu ve büyüdüğü yerde kalmak için büyük savaşlar verdi. Sesini duyurmaya çalıştı, sizlerden yardım istedi. Maalesef yerini terk etmek zorunda kaldı. Oysa, o yerde neler neler başarmıştı, bir çok insanı buluşturmuştu, bir dolu etkinlik yapmıştı. Türküden, pop müziğe; şiir gününden tiyatroya; Jazz dan Rocka; heykel sergisinden kitap okuma gününe kadar, daha sayamadığım bir çok etkinlik düzenledi ve buradaki topluma olabildiğince bir buluşma noktası olmaya çalıştı. Ali Bağseven’in ev sahipliğini yaptığı SazzNjazz’dan bahsediyorum. Bu hikayenin sonu mutsuz bitemezdi, elbette ki SazzNjazz yeni yerini bulacaktı. Yıllardan beri, sanatı, sanatçıyı ve sanatseveri buluşturmayı sosyal bir sorumluluk anlayışına dönüştürmüş bu yerin tarihte kaybolmasını eminim istemediniz ve elinizden geleni yaptınız. Sizden gelen enerji, istek, maddi/manevi yardım; Ali Bey’in de enerjisi ile birleşince SazzNjazz yeni yerini buldu. Şimdiki yeri daha aydınlık, daha büyük, daha eğlenceli, ulaşması daha kolay… Bazen kötü başlayan bir şeyin size ne getireceğini bilemezsiniz. SazzNjazz belki doğduğu yerden ayrıldı ama bu yeni yeri umuyorum ki çok şans getirir.

SazzNjazz’a gidin, etkinliklere katılın, insanları haberdar edin. Eğer SazzNjazz da görmek istediğiniz farklı etkinlikler varsa, Ali Bey’e ulaşıp söyleyin. Yeter ki sessiz kalmayın ve paylaşın, paylaştırın. Sanat insansız hiç bir şeydir ama insan faktörü eklendiğinde dünyayı değiştirecek güce de sahiptir.

SazzNjazz’ın yeni adresi: Bld Bischoffsheim 38B, 1000 Saint-Josse-ten-Noode

14/11/2016, Ayşegül Diril, Binfikir Gazetesi Ekim 2016 sayısı köşe yazısı