btf omer zararsiz

Belçika Türk Federasyonu Başkanı Ömer Zararsız: Anayasa değişiklik paketinde MHP’nin hem geçmişte hem bugünkü tüm hassasiyetleri içerilmiştir

Binfikir olarak referandum nedeniyle Türkiye’deki siyasi partilerin Belçika’da temsilcilikleri olan Ak Parti, CHP Belçika Birliği, Belçika Türk Federasyonu (MHP), HDP Belçika Temsilciliği ve Saadet Partisi Belçika Temsilciliği ve Vatan Partisi Belçika temsilcileri ile referandum özel röportajları yaparak, sizler için referandum yazı dizisi hazırladık. Partilerin büyüklük sırasına göre yayınladığımız bu referandum röportajlarında Ak Parti Brüksel Temsilcisi Ruhi Açıkgöz, CHP Belçika Birliği Başkanı İsmet Yılmaz’dan sonra sıra MHP’yi temsilen Belçika Türk Federasyonu Başkanı Ömer Zararsız ile yaptığımız referandum özel röportajını yayınlıyoruz.

Belçika’da ‘EVET’ kampanyanızı nasıl yürütüyorsunuz?

Referandumdan 3 hafta önce çalışmalarımıza başladık. İlk önce Limburg Bölgesi’nden başladık. Gent’te salon toplantısı şeklinde gelişti. Genel olarak da Belçika’nın 6 bölgesinde 11 teşkilatımız bünyesinde insanlarımıza salon toplantısı, aile kahvaltıları ile neden ‘EVET’ dediğimizi anlatıyoruz. Flyer bastırdık, bu flyerları dağıtıyoruz. Türk varlığının yoğun olduğu yerlerde bu anayasa değişikliği paketindeki maddeleri tek tek neden evet dedik, neden hayır dedik, anlatıyoruz.

İnsanları sandığa götürmek noktasında bir çalışmanız var mı?

Geçen seçimlerde yaptığımız çalışmaların benzerleri yapıyoruz. Gerek kendi araçlarımızla gerek otobüs tutarak vatandaşlarımızı sandığa taşımaya çalışacağız.

MHP bu anayasa değişikliğine neden ‘EVET’ diyor ve Belçikalı Türkler neden ‘EVET’ desin?

MHP’nin vazgeçilmez saydığı ilkelerinin tamamı anayasadaki yerini korumuştur. Türkiye’nin bölünmez bir bütün olan üniter yapısına, Türk milletinin birlik ve beraberliğine demokratik laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ‘ün ilke ve düşüncelerine aykırı olan girişimlerin hiç biri mevcut anayasa değişikliğinde yoktur.
Cumhuriyetin, demokrasinin, hakkın hukukun ve adaletin savunucusu olan MHP’nin imzasını taşıyan bu anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bizim çok önemsediğimiz Cumhuriyetimizin temel ilkeleriyle çatışma yoktur. İlk dört maddeyi değiştirmeye yönelik girişimler yoktur. Keyfi yönetime cevaz verecek bir düzensizlik yoktur. Türk’ün anayasasında Türk’ün adını çıkartma girişimi, Türk milletinin içinde ayrı bir millet inşa etmek girişimi yoktur . Anayasaya uymayan yöneticilerin sorumsuz kalması yoktur. Milli devleti parçalayan özerklik/federasyon yoktur. Türkçe’den başka bir dile resmiyet kazandırılması ve Türkçe’den başka bir dilde eğitim yoktur. Terör örgütüyle pazarlık teröriste af teröre taviz, terörist başı ve bebek katili Öcalan’a özgürlük yoktur. Paralel devlet yapılanmasına yer yoktur. Kısaca MHP’nin anayasaya ilişkin bütün ilke ve değerleri korunmakta, bütün uyarı ve önerileri anayasaya eklenmektedir. Her ne kadar bir uzlaşma metni olsa da mevcut anayasa değişiklik paketi MHP’nin dün de bugün de tartışılmasını dahi kabul etmediği temel ilkelerine aykırı hiçbir hususu içermemektedir.

Belçikalı Türkler neden ‘EVET’ desin?

Belçika’da yaşayan Türklerin iki başlıklı sorunu var. Vize sorunu, askerlik kısmen çözüldü ama eğitim sorunu var. Türkçe dil ve kültür derslerinin Belçika okullarında verilmesi sorunu var. Bu anayasa değişikliği ile Türkiye’deki iki başlı yönetim tek başlılığa indirilirse, bu sorunu Belçika’daki yetkililerle tek bir ağızdan çözebiliriz.

İki başlılık dediğiniz nedir?
Geçmişte yaşadığımız Cumhurbaşkanı’nın yetkileri, Başbakan’ın yetkileri. Cumhurbaşkanı geliyor başka bir şey diyor, Başbakan geliyor başka bir şey diyor. Belçikalılar da “ önce bir aranızda anlaşın da bize öyle gelin” diyorlar. Askerlik sorunu tam olarak çözülemedi mesela. 10 bin’den 6 bine, 5 bine sonra bin euroya düşürüldü ama yarın bu da geçerli değil, askerlik yapacaksınız diyebilirler.

Yani bu referandumda ‘EVET’ derlerse bu sorunların mı önüne geçilecek?

O noktada değil. En azından vatandaşla direkt muhatap edilip, problemin direkt çözülmesi noktasına geçilebilecek. Aile birleşimi örneğin. Daha önce sosyal yardım alan bir vatandaşımız bile eşini aile birleşimi yoluyla buraya getirebiliyordu ama şimdi bunu kaldırdılar. Avrupa’da bir sürü karar alınıyor ama bizim dış yetkililerimiz bunlara bir çare olamadılar. Artık vatandaşlarımız mafya ilişkilerine girerek ailelerini buraya getirme yoluna başvuruyorlar. En azından, öyle talep ediyoruz, tek başlı demiyorum ama güçlü bir hükümet sistemi getirilirse bunun önüne geçilmiş olur.

Bu sorunları bir anayasa değişikliğine gitmeden, Cumhurbaşkanlığı sitemi getirmeden de yapmak mümkün değil mi? Hükümet karar alır bu konularla ilgili bakanlığına görev verir ve Belçika’da gerekli değişiklikleri yapabilirler. EVET kararı ile Cumhurbaşkanı buraya gelip tek elden mi yapacak bu işleri yani? Biraz açıklar mısınız?

Bugüne kadar Avrupa Türklüğünün taleplerinin yerine getirilmemesi, şu anki hükümet sistemindeki bazı eksikliklerden kaynaklıyor. Burada bakanlarımızın konuşmaları Türkçe basında farklı, Belçika basınına farklı yansıyor. Son olarak sanırım sosyal güvenlik bakanı idi. Son gelişinde sosyal güvenlik hakkı ile ilgili 45 günlük bir süre vardı. Bunu Türkçe basını ballandıra ballandıra anlattı ama Belçika basınında bunun zaten normal bir prosedür olduğunu gördük. Yani Avrupalı yetkililer bizim yönetim sistemimizdeki boşlukları çok iyi kullanıyor. Ama bizim Türk siyasetçilerimiz gerek Avrupa Parlamentosu’nda olsun gerek yabancılar yasasında olsun bunları kullanamıyor. Biz, bu anayasa değişikliği ile mevcut hükümet eksiklikleri, bir nebze giderilebilir diye umuyoruz. EVET çıkarsa ne olacak bilmiyoruz ama HAYIR denirse mevcut sistemle devam edilecek.
Yıllardır burada şikayette bulunuyorduk: “Türk vatandaşıyız, Türk pasaportu taşıyoruz ama Türkiye’deki siyasete hiç bir katkımız olmuyor “diyorduk. Şimdi bu hakkımız var. Belçika’da yaşayan Türkler olarak bu ülkenin vatandaşı isek ve bu yönetimden şikayet ediyorsak, o zaman sandığa gidecek ve tercihini kullanacak. Boş konuşup boş itirazın bir anlamı yok. İtirazlarını sandığa yansıtması lazım. Sana verilmiş hakkı kendi anladığın şekilde sandığa yansıtman lazım. Tercihi EVET de olsa HAYIR da olsa oyunu en yüksek oranda kullanması lazım. EVET de çıksa HAYIR da çıksa biz yolumuza devam edeceğiz. EVET çıkarsa şu olacak HAYIR çıkarsa şu olacak mantığında değiliz. Biz neden EVET dediğimizi anlatıyoruz sadece. HAYIR çıksa da, ”ülke battı devlet yıkıldı” anlayışında da değiliz. Neticede halkın göstermiş olduğu iradeye sahip çıkacağız.

05/04/2017, Serpil Aygün