binfikirlogo1

Türkiye’den “Algı operasyonuna karşı atak”

Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün, Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminin yıldönümü vesilesiyle ülke çapında gerçekleştirilen anma etkinlikleri kapsamında, uluslararası medya mensuplarına yönelik olarak 11-17 Temmuz 2017 tarihleri arasında düzenlediği bilgilendirme programında 50 ülkedeki 196 kuruluştan gelen 346 yerli ve yabancı basın mesubuna yetkili ağızlardan “15 Temmuz darbe kalkışmasına karşı Türk halkının gösterdiği destanımsı direniş” anlatıldı. Yapılan konuşmalarda yurt dışındı bazı odaklar tarafından yaratılan olumsuz algının gerçekleri yansıtmadığı vurgulandı.

İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU, Adalet Bakanı Bekir BOZDAĞ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül SAYAN KAYA, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan KURTULMUŞ medya mensuplarını bildilendirdi . Program kapsamında, T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Kızılayı Afet Operasyon Merkezi’ni (AFOM) ziyaret eden basın mensuplarına bu iki kurumun çalışmaları hakkında bilgi verildi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni ziyaret eden Medya mensupları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın, 16 Temmuz 2017 tarihinde saat 02:30’da darbe yıldönümünün anma etkinlikleri çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde halka hitaben yaptığı konuşmaya da katıldı. 6 günlük programı yakından takip eden Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca bakanlarla buluşmalardan önce yaptığı kısa konuşmalarda “15 Temmuz’da kahramanca verilen demokrasi mücadelesine” vurgu yaparak kurumunu ve konuşmacıları tanıttı.


11 Temmuz’da Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü binasında basın fotoğraflarından oluşan “Fotoğraflarla 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi” fotoğraf sergisi açılışı ve İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU’nun basınla sohbeti ile başlayan program 12 Temmuz’da Adalet Bakanı Bekir BOZDAĞ’ın basına hitap etti. Fotoğraf sergisi açılışında şehit yakınları ve gaziler de hazır bulundu.


13 Temmuz Perşembe günü de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül SAYAN KAYA konuk medya mensuplarına hitap etti öğleden sonra ise T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ziyaret edildi ve Başkan Halis BİLDEN AFAD çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. 14 Temmuz’da AK PARTİ Sözcüsü Mahir ÜNAL ve Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan KURTULMUŞ katılımcılara birer konuşma yaparak soruları yanıtlarken, medya mensupları aynı günün akşamı Başbakan Binali YILDIRIM’ın katılımıyla Rixos Grand Ankara Hotel’de düzenlenen Şehit Gazeteci Mustafa CAMBAZ Basın Ödülleri Ödül Törenine götürüldüler.


15 Temmuz günü Türk Kızılayı Afet Operasyon Merkezi’ni (AFOM) ziyaret eden basın mensuplarına kızılay çalışmaları hakkında bilgi verildi ve 15 Temmuz’da Kızılay’ın yaptıkları anlatıldı. Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni ziyaret eden Medya mensupları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın, 16 Temmuz 2017 tarihinde saat 02:30’da darbe yıldönümünün anma etkinlikleri çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde halka hitaben yaptığı konuşmaya da katıldı.


Yapılan tüm konuşmalarda yaklaşık olarak aynı şeyler vurgulandı. “Sapkın bir hareketin 40 yıldır sürdürdüğü sinsi çalışmalar sonrasında sadece hükümeti değil devleti de hedefleyen bir darbe ile vatana ihanet ettiği” belirtirken “darbecilerin halkın vatan sevgisini ve imanını hesaba katmadıklarını” ifade ettiler. “FETÖ ile mücadelenin uzun soluklu bir mücadele olduğunu” belirten konuşmacılar demokrasi içerisinde kalarak ve insanları mağdur etmeden sorumlulardan hesap sorulacağının” altını çizdiler.
Yabancı basın mensuplarının konuşmalardan daha çok ilk gün açılan fotoğraf sergisi ve son gün TBMM önünde düzenlenen mitingdeki şehit yakınlarından çok etkilendiği görüldü. Katılımcı basın mensupları yeterince soru sorma ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşme fırsatı bulamamalarından yakınmakla birlikte programdan memnun ayrıldılar. Program kapsamında medya mensuplarının muhalif temsilcilerle görüşememesi de bir eksiklik olarak dikkat çekti.

ERDOĞAN: TÜRKİYE’YE İHANET EDENLER MUTLAKA CEZASINI ÇEKECEKLER
İstanbul’daki programının ardından sabaha karşı Ankara’ya geçerek TBMM bahçesinde konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “OHAL’in uzatılmasıyla ilgili teklif pazartesi MGK’da olacak” dedi. Erdoğan, “Güçlü değilsek bize bir gün yaşama hakkı vermeyecek o kadar düşman pusuda bekliyor ki isimlerini tek tek saysak uluslararası krizle karşılaşırız” diyerek batılıları iki yüzlülükle suçladı. Anma törenine Avrupa Türk Demokratlar Birliği UETD Belçika Başkanı Basir Hamarat’ın da katıldığı ve organizasyona yardımcı olduğu gözlendi.


Türkiye’ye ihanet edenlerin mutlaka hesap vereceğini vurguladığı konuşmasında Erdoğan özetle şunları söyledi:
“Hepinizi hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle 15 Temmuz gecesi şehit olan tüm kardeşlerime Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere darbecilerin karşısına dikilerek ihanete geçit vermeyen milletimin her ferdine şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.
Bir asır önce yedi düvelin bir araya gelip, tüm gücüyle yüklendiği Çanakkale’de herkesi şaşırtan bir zafere imza atmıştık. 15 Temmuz’da da yedi düveli arkasına alan bir ihanet çetesinin 40 yıllık planını 20 saate kalmadan bozarak tarihimize yeni bir zaferi nakşettik. Savaşlar, ordular arasında olur. Türk milleti 15 Temmuz’da ordulaşmış bir ihanet çetesine karşı yüreğindeki imanı ve çıplak elleriyle bir mücadele verdi. Türk milleti 15 Temmuz’da herhangi bir topluluk değil, millet olduğunu hem de nasıl bir millet olduğunu göstermiştir. Gençler konusunda ümitsizliğe düşmüş olanlar vardı. 15 Temmuz gecesi gördük ki küllerin ardında kor bir ateş yanıyor. Vakti geldiğinde o ateş istiklaline el uzatanları yakan bir aleve dönüşüyor.
Milletimin elide silah mı vardı? Benim milletim o alçaklara, hainlere karşı silahla mı yürüdü? Elindeki bayrağıyla ve yüreğindeki imanıyla yürüdü. Dünyada bunun başka bir örneği yok. Kurşunu göğsünün önünde durduran başka bir millet de yok. “Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın, Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın, Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.


Tankın egzoz borusuna tişörtünü, fanilasını sıkıştırarak durduran başka bir zeka da yok. Uçağı, helikopteri yakalamak için hamle yapan başka bir millet de yoktur. Ölümün üzerine böyle giden bir millet de yoktur.
Şuanda önünde bulunduğumuz TBMM bizim bağımsızlığımızın ve demokrasimizin sembolüdür. Bu meclis Kurtuluş Savaşı’nı bizzat yönetmiştir.  Cumhuriyet tarihimiz boyunca pek çok badire yaşamış olmamıza rağmen kimse bu kutlu çatıya el uzatmamıştır.
Darbeciler Meclis’i bombalarken ne kadar alçaldılarsa milletvekillerimiz de o derece yükseldiler. Böyle millete böyle Meclis yakışır. Meclis’e bir daha kimsenin el uzatamaması için artık daha çok çalışacağız.”
17/07/2017, Haber Merkezi