binfikirlogo1

Polis kurşunuyla ölen Mawda, siyasi tartışmalara malzeme oldu

Geçtiğimiz hafta Mons bölgesinde polisin açtığı ateş sonucu öldüğü anlaşılan 2 yaşındaki göçmen kız Mawda’nın ölümü ile ilgili tartışmalar devam ederken, N-VA Başkanı Bart De Wever’in Mawda’nın ölümünden ailesinin de sorumlu olduğunu söylemesi, hem iktidar ortağı ve hem de muhalefet partilerini kızdırdı.

Bart De Wever: Ailenin sorumluluğu gözardı ediliyor
NV-A Başkanı Bart De Wever’ın Perşembe günü hem twitter hesabından hem de VTM televizyonuna yaptığı açıklamada ‘ailenin sadece olayın kubanı değil, sorumlusu da olduğunun görülmesi lazım” dedi.

VTM’de yer alan haberde De Wever, ‘Iraklı ailenin yaşadığı olayın geçmişi var. Almanya’ya iltica etmek için gitmişler, ordan İngiltere’ye geçmiler ve reddedilerek tekrar Almanya’ya gönderilmişler. Belli ki ordan da red cevabı almışlar ve bundan sonra da Belçika’da İngiltere’ye tekrar gitmek üzereyken 3 kez polis tarafından yakalanmışlar. Bu üçüncü kez ise bir soğutucu kamyonda çocukları ile birlikte yakalanıyorlar. Çocuğun ölümü ne kadar trajik olursa olsun, ailenin sorumluluğu da göz önünde bulundurulmalı. İnsanlar sadece ailenin kurban olduğundan bahsediyor, bunun doğru olmadığını düşünüyorum” dedi.

Hem muhalfet hem iktidar ortaklarından De Wever’e tepki
Ailenin avukatları, De Wever’ın sözlerine cevap vermek istemezken, hem muhalfet hem de iktidar ortağı partilerden De Wever’a sert yanıtlar geldi.

Flaman Yeşiller-Groen Federal Parlamento Grup Başkanı Kristof Calvo, twitter hesabından “ 1 haftadır her gruptan insan, insani bir şekilde ailenin acısını yaşamasını bekledi. Belli ki 1 kişi bekleyemedi. De Wever’ın açıklamaları, Belçika politik yaşamında bugüne kadar gördüğümüz en insanlık dışı açıklama” şeklinde düşüncelerini yansıttı.

Aynı şekilde Groen Başkanı Meyrem Almacı da twitter hesabından “Pardon?! Küçük Mawda’nın ölümününe, henüz cenazesi bile gömülmeden bu şekilde cevap vermek?! Uygunsuz? Evet! Saygısız? Kesinlikle! Ve bunu sadece konuyla ilgili tepkileri ayrıştırmak için yapmak!” şeklinde ifade ederken “Her şey çok daha farklı olabilir!” sloganıyla bitirdi.

Flaman Sosyalistleri Federal Parlamento Grup Başkanı Meryeme Kitir ise “ Çocuklarına kötü bir şey olduğunda eveynler kendilerini her zaman suçlu hissederler. Yapabileceğin en kötü şey, ailelerin bu suçluluk duygusunu pekiştirmek. Bunu yapamazsın, bunu Flamanlar olarak yapmayız. Hiçbir koşulda! #MAWDA” şeklinde tepki verdi.
NV-A ile iktidarı paylaşan Flaman Liberal Partisi-Open VLD Başkanı Gwendolyn Rutten de “ İnsani dramlarda parti sınırlarını aşarak, sadece insan olamaz mıyız? İnsancıl. Kibarca. Saygı dolu. Suçlamalar ve karşıtlıkları geride bırakarak? “ ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
Diğer bir iktidar ortağı Flaman Hristiyan Demokratları- CD&V Partisi Başkanı Wouter Beke de attığı tweet ile “ Çocuğunu kaybeden kişinin, koşullar ne olsun olsun, acısınıın paylaşılmasına hakkı var, suçlamalara değil” diyerek tepki gösterdi.

Parlamentoda konu ele alındı
Perşembe günü Federal Parlamento’da Mawda’nın ölümü ile ilgili süreç ve ailenin durumu tartışıldı. Adalet Bakanı Koen Geens (CD&V), bakanlığın acelece iletişimde bulunarak yanlış bilgi verdiğini söyleyerek özür diledi. Bakan Geens, “ Mons polisinin olay esnasında varolan bir bilgiyi saklamak gibi bir niyetinin olmadığını, çünkü Mawda için otopsi yapılmasını kendilerinin talep ettiğini” de vurguladı.

Eleştirilerin çoğu Mons Polis Teşkilatı’na yapıldı. Mons Polisi Mawda’nın ölümünün ardından polisin ateş açmadığını söylemişti. Ancak daha sonra 2 yaşındaki Mawda’nın yanındaki 10-12 göçmenle birlikte soğuk depolu bir kamyon içinde, insan kaçakçıları tarafından polisten kaçarken açılan ateş sonucu öldüğü anlaşılmıştı.
Göç Bakanı Theo Francken (NV-A) ise olay hakkında yasal araştırma yapılana kadar ailenin geri gönderilmeyeceğini açıklarken, aileye yaşananlardan dolayı yasal oturum hakkı verilmesinin de söz konusu olmadığını kaydetti.
Iraklı-Kürt aile 2 çocuğu ile birlikte trans göçmen ( Belçika’ya sığınma talebinde bulunmayıp, başka bir ülkeye-özellkle İngiltere- gitmeye çalışan göçmenlere verilen ad) olarak Belçika’da bulunuyor.

Göç politikası eleştirisi
Olay sonrası çeşitli gruplar protesto gösterisi yaptı ve özellikle Göç Bakanı Theo Francken (NV-A)’nın sert göç politikaları ile İçişleri Bakanı Jan Jambon (NV-A)’un polise sert uygulamalarında destek çıkması eleştirildi. “Polisin içinde göçmenlerin bulunduğunu düşündüğü bir aracı durdurmak için ateş açmaktan başka yöntemleri de var” denildi.
26/05/2018, Haber Merkezi