binfikirlogo1

Gent Belediyesi Eğitimden sorumlu Başkan yardımcısı Elke Decruynaere : “Zuhal Demir entegrasyon ile asimilasyonu karıştırıyor”

Eşit Haklar Bakanı Zuhal Demir’in Gent Belediyesi’ne bağlı iki okulda Türkçe dil dersleri verilmesini entegrasyona karşı bir eylem olarak nitelendirmesi ve konu hakkında yaptığı sert açıklamalar hem Belçika basını hem de sosyal medyada tartışılıyor. Zuhal Demir dün Het laatste Nieuws gazetesine verdiği demeçte, “ maaşları Türkiye tarafından verilen öğretmenlerle Gent belediyesi okullarında Türkçe dil dersi verilmesi entegrasyona karşı Türkiye destekli bir eylemdir” demişti. Projeye onay veren gent Belediyesi Eğitimden sorumlu Başkan yardımcısı Elke Decruynaere ise derslerde herhangi bir politik ya da dini mesajın verilmediğini aktarmıştı. Konu hakkında hem Eşit Haklar Bakanı Zuhal Demir (NV-A) hem de Gent Belediyesi eğitimden sorumlu Başkan yardımcısı Elke Decruynaere (Groen) ile iletişime geçtik. Zuhal Demir sözlerini savunurken “Türkçe derslerinin burada yetişmiş Türkler tarafından verilmesini” savunurken, “Belçika’da 3., 4. Hatta 5. Jenerasyonu yaşayan bir toplumun artık öncelikle ana dilinin ülkenin dilleri olan Flamanca ya da Fransızca olması gerektiğini, ardından isteyenin istediği dili öğrenebileceğini ” söyledi. Gent Belediyesi eğitimden sorumlu Başkan yardımcısı Elke Decruynaere ise Zuhal Demir’in entegrasyon ile asimilasyonu birbirine karıştırdığını” kaydetti.

Gent Belediyesi eğitimden sorumlu Başkan yardımcısı Elke Decruynaere’nin Binfikir’e özel açıklamaları:

Gent Belediyesi Eğitimden sorumlu Başkan yardımcısı Elke Decruynaere , Zuhal Demir’in açıklamalarını ikiyüzlü bulduğunu ifade ederken, “ Polonyalı için dil dersleri sorun olmazken Türk ya da Faslı olunca sorun oluyor” dedi. Elke Decruynaere, ‘ Gent belediyesi olarak Flamanca’nın öğrenilmesi ve ortak iletişim dili olarak kullanılmasına önem veriyoruz ancak çokdilliği de pozitif bir hedef olarak değerlendiriyoruz” dedi.

“Entegrasyona önem veriyoruz ama çokdillik de bizim için pozitif bir hedef”

Gent Belediyesi olarak entegrasyona önem veriyoruz. Tabii ki ortak kullanılan iletişim dili Flamanca. Bu çocuklar zaten Flamanca konuşuyor.Lokallerimizde konuşulan dil Flamanca. Ama ailelerin çocuklarının anadilini de bilmesini istemesi en doğal hakları. Gent Belediyesi olarak Flamanca’ya önem veriyoruz ama çok dilliği pozitif bir hedef olarak görüyoruz. Zuhal Demir’in bu Türkçe dil derslerini entegrasyona karşı bir proje gibi göstermesini kabul etmiyorum. Zuhal Demir’in entegrasyondan anladığı kendi ana dil ve kültürünü bir kenara bırakmaksa bunun adı asimilasyondur. Biz entegrasyondan yaşadığın ülkenin dilini ve kurallarını bilmek ve saygı göstermenin yanında kendi ana dil ve kültürünü de yaşatabilmeyi anlıyoruz.

Demir’in açıklamalarını ikiyüzlü buluyorum: “Polonyalı olunca sorun yok, Türk olunca sorun var “

“Gent’te 2017 yılı temmuz ayında bir grup aile çocuklarının anadilleri olan Türkçe’ye de hakim olabilmeleri için bir proje hazırladıklarını ve bu proje için belediyemize bağlı okullarda lokalleri kullanmak istediklerini bidlirdiler. Gent Belediyesi olarak çok dilliğe önem veriyoruz ve ailelerin çocukların Flamancaları yanında anadilleri olan Türkçe’yi de okuma ve yazma anlamında öğrenmelerinine erdikleri değeri anlıyoruz. Bu anlamda bu projeye olumlu baktık. Ayrıca Gent Üniversitesi de bu projeyi takip ederek çok dilliğin eğitim başarısındaki rolünü inceleyen bir araştırmayı da beraberinde yaptı. Bu projenin kapanış etkinliği De Gentenaar Gazetesi’nde detaylı bir şekilde verildi. Başarılı bir proje oldu ve sonunda çocukların gösterileri kutlama havasında bitirildi. Ancak bu haberin ardından Zuhal Demir’in proje hakkında yaptığı açıklamaları son derece ikiyüzlü buluyorum. Çünkü sadece Türkçe değil, Polonyaca ya da Çince de benzer yöntermlerle dersler veriliyor. Polonyalı aileler de çocuklarının Polonyacalarının gelişmesi için bu derslere gönderiyor ve bu dersleri veren öğretmenlerin de maaşları Polonya Konsoloslukları tarafından ödeniyor. Yani Polonyalı olunca sorun yok Türk ya da Faslı olunca sorun var. Bunu ikiyüzlü buluyorum. “

“Türk toplumunda birbirinden çok farklı görüşlerde insanlar var”
Türkiye’de yaşanan son siyasi gelişmelerden haberdarım. Ancak tüm bir Türk toplumunu bu son gelişmelere bakarak hedef tahtasına koymayı doğru bulmuyorum. Çok farklı fikir ve yaşam tarzlarında Türkler var Gent’te , Belçika’da ya da Türkiye’de. Bir toplumu anavatanında varolan gelişmelerle değerlendirmek yanlış. Zaten bu dersler de de politik ya da dini herhangi bir unsur yok. Bu dersler verilmeden önce yapılan anlaşmada da var ve dersleri eğitim merkeziminden takip eden bir görevlimiz de mevcut.

“ Bir anlaşmayı sonlandırdığınızda alternatif de sunmalısınız”
Flaman Bölgesi’nde 2 yıl önce son verilen anlaşma ile artık Türkiye’den gelen Türkçe Dil ve Kültür dersi öğretmenleri Flaman bölgesinde ders veremiyor. Bizim okullarımızda verilen Türkçe dil dersinin sonlandırılan bu anlaşma nedeniyle Flaman bölgesinde bu dersleri veremeyen öğretmenlere yeni bir yöntemle ders verdilmesi olarak değerlendirilmesini de doğru bulmuyorum. Çünkü ailelerin burada çocuklarının anadillerini de öğrenmesi ne dair bir ihtiyacı var ve bu da en doğal hakları. Bu durumda bu anlaşmayı iptal ettiyseniz yerine bir alternatif sunmanız gerekiyor. Bu alternatifi sunmazsanız garajlarda, uygunsuz koşullarda ve sizin denetleyemeyeceğiniz programlarla bu dersler verilmeye başlanır. Bizim onayladığımız Türkçe dil dersleri projesinde ise sadece Türkçe dil dersleri verilmiş olup, hiçbir şekilde politik ya da dini bilgi ve mesaj verilmedi. Bunu dersleri takip eden ailerle de teyit edebiliyoruz.

03/06/2018, Serpil Aygün