binfikirlogo1

AB Göç sorununda uzlaştı: Belçika, AB’nin uzlaştığı kontrol merkezlerinden sığınmacı almaya niyetli değil

Göçmen hususu hakkında düzenlenen Avrupa Birliği (AB) zirvesinde, üye ülkeler ekonomik göçmenler ile sığınmacıların ayrı olarak tutulacağı “kontrol merkezleri” açılmasını kabul etti. Belçika ise kontrol merkezlerinden göçmen ve sığınmacı almaya sıcak bakmıyor.

AB liderleri arasında bugün yapılan toplantıda, üye ülkelere gelmek isteyen göçmen ve sığınmacıların tutulması için kontrol merkezleri açılması kararı onaylandı. Söz konusu merkezler AB ülkelerinde açılacak ve tutulan kişilerin ilk geldikleri ülkede mi kalacağı yoksa talep ettikleri ülkeye mi gönderileceğine burada karar verilecek.
Düzenlenen zirvede çıkan bir diğer karar, Afrika kaynaklı göçün sebeplerini araştırmak ve ikinci göç hareketlerini önleyecek girişimler üzerinde çalışmak için bütçe ayrılması olarak belirdi.

AB üyesi bir ülkede sığınmacı olan ve bir diğer ülkeye sığınmacı olarak gönderilmeyi talep edenlerin durumu, özellikle Almanya Başbakanı Angela Merkel için kritik bir durum. Merkel, zirvenin sonunda yaptığı açıklamada “göçmen ve sığınmacı konusunda çalışmaya devam edebilecekleri konusunda iyimser olduğunu ve herkesin kurallara uyması gerektiğini” ifade etti. Merkel, “sığınmacıların koruma amaçlı olarak gönderilecekleri ülkeyi kendilerinin seçmemesi gerektiğini” savunuyor.

İtalya artık tek başına değil
Göçmen ve sığınmacıların geleceğini ilgilendiren zirve, özellikle bu konudan büyük sıkıntı duyan İtalya’yı sevindirdi. Akdeniz üzerinden gelen göçmenleri barındıramaz hale geldiğini belirten İtalya, geçtiğimiz ay 300 göçmen taşıyan bir gemiyi reddetmiş ve İspanya’ya yönlendirmişti.
İtalya Başbakanı Guiseppe Conte, “yoğun müzakerelerin ardından orta nokta bulmuş olmalarının sevindirici olduğunu ancak halen ortadan kaldırmaları gereken farklı görüşler olduğunu” söyledi. Varılan anlaşmanın ardından göçmen kabul etmesi gereken ülke sayısı azalan İtalya, dün akşam rest çekmiş ve orta nokta bulunmaması halinde çıkacak kararı veto edeceklerini belirtmişti. Conte, “Zirvenin ardından İtalya artık tek başına değil” diyerek memnuniyetini gösterdi. Twitter’dan açıklama yapan Conte, “İtalya’nın dayanışmayı sadece kelimelerde bırakmadığını, aynı zamanda harekete geçilmesini de sağladığını” söyledi. İtalya’da kontrol merkezleri açılıp açılmayacağı ise henüz belirsiz.

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron da “Avrupa’daki işbirliğinin zaferle çıktığı” bir görüşme yapıldığını belirterek, “Birçokları Avrupa’da yaşanan göç konusunda anlaşma sağlamanın mümkün olmayacağını ve ulusal yaklaşımların çare sunabileceğini savunmuştu. Ancak bu bir Avrupa zaferidir” ifadesini kullandı.
Macron, “Avrupa göçmen baskısı ile daha uzun bir süre yaşamak zorunda. Bizler de bu mücadele içinde yer almalı ve değerlerimizi korumaya devam etmeliyiz” dedi.

Belçika: Doğru bir adım
Belçika Başbakanı Charles Michel, zirveden çıkan kararın Schengen Konvansiyonu ile uyumlu olduğuna dikkat çekerek “doğru bir adım” olarak yorumladı. Michel, savunduğu her üç maddenin alınan karar metninde yer aldığının altını çizdi: Bunlar “Avrupa’nın dış sınırlarının koruması, Afrika ülkeleri ile işbirliği yapılması ve Avrupa seviyesinde daha güçlü dayanışma sağlanması.”

Michel buna rağmen Belçika olarak Avrupa’nın güneyinde kurulacak merkezlerden sığınmacı almaya sıcak bakmadıklarını belirtti. Göç Bakanı Theo Francken da Michel ile aynı çizgide olduğunu belirtti. Michel, “Avrupa’ya gelen mevcut göçmen sayısında bir kriz yaşanmadığını bu yüzden Belçika’nın kontrol merkezlerinden göçmen almak gibi bir niyetinin bulunmadığını” söyledi. Michel, Dublin kararlarına göre göçmenlerin sığınmacı olarak başvuruda bulundukları ilk ülkenin süreçten sorumlu olduğunu ve bu maddeye güncelleme yapılmadığı sürece uygulamanın bu şekilde devam edeceğini belirtti.

Radio 1’e açıklama yapan Sığınma ve Göç Bakanı Francken da “Lifeline gemisinden alınan 15 göçmenin bir sefere mahsus olduğunu” söyledi. Francken, anlaşmadan memnun olduğunu belirterek “ana hatların belirlendiğini ancak henüz keninleşmediğini” söyledi. Bunlardan bir tanesi, Tunus ve Libya gibi ülkelerin geçmişte sıcak bakmadığı “tahliye platformları.” Francken, göçmen gelen ülkelere daha iyi öneriler sunmaları gerektiğini ve uzlaşma sağlanacağını belirtti. Francken, “2016’da Türkiye ile bir anlaşmaya varacağımızı kim bekleyebilirdi” yorumunda bulundu.
Anlaşmanın başını çeken ülkelere kıyasla, Doğu Avrupa Vişegrad ülkeleri “dayanışma” konusunda tepkisiz kaldı. Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’nın yer aldığı bu ülkeler “alınan kararlar için nihai bir onay vermediklerini çünkü kendileri için yeni şartlar belirtilmediğini” ifade etti.

Türkiye’ye yeni ödeme kapıda
AB zirvesinde yer alan bir diğer önemli başlık, Türkiye oldu. İki yıl önce varılan anlaşmada, Suriyeli göçmenlerle ilgilenmesi için Türkiye’ye 3 milyar euro verilmesi konusunda anlaşmaya varılmıştı. Söz konusu yardımın 2 milyar euroluk kısmı Avrupa bütçesinden, 1 milyar euro da üye ülkelerden alınıyor.
Mart 2016’da varılan anlaşma kapsamında Ege üzerinden Yunanistan’a yasadışı geçen göçmenler Türkiye’ye iade ediliyor. Türkiye’ye gönderilen her göçmen karşılığında ise Türkiye’de kayıt ettirilen bir sığınmacı Avrupa’ya gönderiliyor.
Rusya yaptırımları genişletildi
AB liderleri, düzenlenen zirvede Rusya’ya uygulanan yaptırımların altı ay uzatılması kararı da aldı.

Bilgi: Vişegrad Grubu, dört Orta Avrupa ülkesi olan Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Slovakya arasında bölgesel ortaklıktır. Grubun amacı bu ülkeler arasında Avrupa entegrasyonunu sürdürmek, hem de birbirleri ile askeri, ekonomik ve enerji gibi konularda işbirliği yürütmektir.[wikipedia]

29/06/2018, Müfit Yılmaz Gökmen
Kaynak: VRT News, De Standaard